istanbul - trabzon 7 saate iniyor

“Hızlı Tren”in uğrayacağı kentler arasına Trabzon da katılıyor.

Demiryollar, Limanlar, Havameydanları İnşaatı (DLH) Genel Müdürlüğü, Erzincan'ın Trabzon'a, Gümüşhane ve Tirebolu üzerinden konvansiyonel demiryolu ile bağlanması için 1983'te İstanbul Teknik Üniversitesine proje çalışması yaptırdı. Hurşit Çayı'nı takip eden bir demiryolu öngören bu proje ile hızlı tren işletmeciliği yapılamayacağını öngören TCDD Genel Müdürlüğü, Erzincan'ı Trabzon'a konvensiyonel demiryolu yerine, geliş-gidiş hızlı tren hattıyla bağlamayı öngördü. Bunun üzerine Karadeniz Teknik Üniversitesi ile “Trabzon-Erzincan Hızlı Tren Projesi”ne ilişkin güzergah çalışması yapan TCDD Genel Müdürlüğü, proje için Erzincan-Bayburt-Çaykara-Of-Trabzon rotasının daha uygun olduğu görüşüne vardı.

EN UZUN TÜNEL

Erzincan-Trabzon Hızlı Tren Projesi kapsamında, Bayburt-Çaykara arasındaki Doğu Karadeniz Dağları'nın 35 kilometre uzunluğunda bir tünelle geçilmesi amaçlanıyor. Bölgenin coğrafi şartlarının, tünel açılmadan hızlı tren işletmeciliğinin yapılmasına izin vermeyeceğine dikkati çeken TCDD yetkilileri, inşaat teknikleri ile 35 kilometre uzunluğunda bir demiryolu tünelinin yapılmasının mümkün olduğunu belirtti.


Proje güzergahındaki zorluklar nedeniyle, projenin işletme hızı saatte 200 kilometre olarak planlanıyor. Çift hat olarak planlanan Trabzon-Erzincan hızlı tren hattında yük taşımacılığı da yapılabilecek.

Trabzon-Erzincan Hızlı Tren Projesi için çalışmalarını tamamlayan TCDD Genel Müdürlüğü, fizibilite raporlarını DLH Genel Müdürlüğüne gönderdi. DLH Genel Müdürlüğü, bu yıl içinde Trabzon-Erzincan Hızlı Tren Projesi için proje ihalesine çıkarak, proje için en iyi güzergahı detayları ile belirleyecek. Projenin hazırlanmasının ardından DLH'nın yapım ihalesine çıkması bekleniyor.

İSTANBUL-TRABZON HIZLI TRENLE 7 SAAT OLACAK

Yapımı devam eden Ankara-İstanbul ve Ankara-Sivas hızlı demiryolu projeleri ile bu yıl içinde yapım ihalesine çıkılması amaçlanan Sivas-Erzurum hızlı demiryolu projesinin tamamlanmasının ardından, İstanbul'dan Trabzon'a hızlı tren ile seyahat 7 saat sürecek. İstanbul'dan yola çıkacak hızlı tren, Eskişehir, Ankara, Sivas ve Erzincan üzerinden Trabzon'a ulaşacak.


TCDD yetkilileri, İstanbul'un yanı sıra Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu'yu da Karadeniz'e bağlayacak Trabzon-Erzincan hızlı tren hattıyla bölge ticaretinin canlanacağını ve Trabzon limanına yük taşımacılığının artacağını kaydetti.

Fındığın 26.7'si kaçak üretiliyor

Türkiye'de fındık dikim alanlarının tespit çalışmalarında, toplam rekoltenin yüzde 26.7'sinin yasal olmayan alanlarda yetiştirildiği tespit edildi.


Tarım Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından fındık alanlarının tespiti ve rekolte tahminine yönelik proje sonuç raporları belli oldu. Buna göre, Türkiye'de 13 ilde toplam 644 bin 695 hektar alanda fındık üretimi yapılıyor. 13 üretim bölgesi içerisinde Ordu 207 bin 259 hektar alanla birinci sırada yer alırken, Ordu'yu sırasıyla 101 bin 349 hektarla Giresun, 90 bin 290 hektarla Samsun, 68 bin 510 hektarla Sakarya, 62 bin 964 hektar alanla Trabzon, 62 bin 696 hektarla Düzce, 23
bin 428 hektar alanla Zonguldak illeri izliyor.
Raporlara göre, Türkiye'de yetiştirilen fındığın yüzde 26.7'sinin de yasal olmayan alanlarda yetiştirildiği belirlendi. Türkiye'de en çok fındığın yetiştirildiği Ordu'da fındığın yüzde 71.1'inin yasal alanlarda, geriye gelen yüzde 28.9'unun ise yasal olmayan alanlarda yetiştirildiği tespit edildi. Araştırmada, üretim yapılan alan açısından üçüncü sırada gelen Samsun'da toplam üretimin yüzde 46.7'sına tekabül eden 45 bin 444 hektarlık alanda yetiştirilen fındığın yasal olmadan üretiminin yapıldığı ortaya
çıktı. Yasal olmayan üretimin en az yapıldığı il yüzde 8.9 ile Zonguldak olurken, Giresun'da yüzde 13.1, Trabzon'da yüzde 13.2, Düzce'de yüzde 20.6, Sakarya'da yüzde 24.7 oranında yasal olmayan alanda üretim yapıldığı belirtildi.

Samsun'da düğün dönüşü facia: 7 ölü

Düğünden dönen minibüse önce kamyon, ardından da başka bir minibüs çarptı. Kazada, 7 kişi öldü, 11 kişi de yaralandı.


Kaza, bugün saat 00.10 sıralarında Atatürk Bulvarı'nda meydana geldi. Kavşaktan şehir merkezine dönmeye çalışan düğünden dönenleri taşıyan 55 C 0082 plakalı minibüse, önce Trabzon yönüne giden 37 EP 976 plakalı kamyon, ardından da 55 ES 855 plakalı başka bir minibüs çarptı.

Kazada, minibüste bulunan Ebrol, Ömer, Hülya, Sevilay, Dursiye ve Yaren Şahin, Duygu ve Dilara Çakır, Nuray ve İsmet Çakıroğlu, Necmiye ve Muradiye Kalelioğlu, Abdurrahman Cömert, Hatice Ay, Bensube Akın, Rahmi Kurt ve Aygül Tektaş ile henüz kimliği belirlenemeyen bir kadın yaralandı.

Çeşitli hastanelere kaldırılan yaralılardan, Ebrol ve Ömer Şahin ile Necmiye Kalelioğlu, Duygu Çakır, Abdurrahman Cömert, Hatice Ay ve kimliği belirlenemeyen kadın müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Karadeniz dalgaları elektrik üretecek

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Sakarya'nın Karadeniz sahilinde yer alan Karasu İlçesi'nde yeni bir enerji kaynağının tanıtımını yaptı


Deniz dalgasından enerji üreten ve şimdilik 5 kilovatlık prototipi bulunan mobil sistem; 4 duba, 1 şamandıra ve buna bağlı bir jeneratörden oluşuyor. Güler, "Türkiye'nin dalga enerjisinden 3 Keban Barajı kadar elektrik enerjisi potansiyeli var." dedi.

Enerji potansiyelini esas olarak Türkiye'nin rüzgar ve güneş haritasını çıkaran Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, bir yeniliğe daha imza attı. Denizlerin 'dalga haritası'nı çıkaran bakanlık, buralardan elektrik üretecek sistemi de kendisi icat etti. Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (Boren) ve Türkiye Elektromekanik Sanayi (Temsan) işbirliğinde 15 şubat 2008'de başlatılan 'Dalga enerjisinden elektrik üretimi' konulu projeyi basına tanıtan Bakan Hilmi Güler, "Burada bir ilki gerçekleştiriyoruz. Biliyorsunuz Türkiye'nin üç tarafı denizle çevrili. Bu üç denizinde büyük kısmı dalgalı. Dolayısıyla yenilenebilir enerji kaynaklarından birisi olan dalga enerjisini burada ilk defa denedik. Devlet olarak burada öncülük yapıyoruz. Ondan sonra özel sektörümüz ve müteşebbisler bunları aynı zamana kendi enerji kaynakları olarak kullanabilirler. Kendi enerjilerini üretebilir, fazlasını da bize satabilirler." dedi.

Sistemin, dalganın inip çıkma hareketini elektrik enerjisine çevirdiğini aktaran Güler, jeneratörün içinde Bor'dan yapılma bir mıknatıs bulunduğunu vurguladı. "Bor da bizim milli kaynağımız. Dolayısıyla bir taşla bir kaç kuş vurmuş oluyoruz." diyen Enerji Bakanı, 5 kilovatlık ünitelerin bir kaç tanesinin peş peşe monte edilerek 5'in katların şeklinde elektrik enerjisi üretileceğini kaydetti. Güler, "Böylece sahillerimizde, liman bölgelerinde, dalga kıranlarda yaygın olarak kullanmak mümkün olacak." ifadesini kullandı. Bu sayede hem çevreci hem de cari açığı artırmayacak bir enerji kaynağına kavuşulacağını vurguladı.

Dalga haritasıyla ilgili de bilgi veren Bakan Hilmi Güler, Karadeniz, Marmara ve Akdeniz'in dalga değerlerini çıkardıklarını söyledi. "Bunların içinde fevkalade güçlü olan bölgeler var." diyen Güler, bunları Ege'de İzmir ve yöresi ile Karadeniz Bölgesi olarak sıraladı. Güler, "Amacımız şuana kadar yapılmayan ve kullanılmayan deniz dalgalarından da elektrik üretebileceğimizi göstermek. Sözle değil uygulamayla bunu göstermek istedik. Teorik değil pratik. Bunu iş adamlarının ve amatörlerin dahi yapabileceği derecede kolay bir iş olduğunu göstermek istedik. Bu önceliği biz yapıyoruz. Bundan sonraki uygulamaları sizler yapacaksınız. Bizlerde sizlere yardımcı olacağız. Elektriğin 10 yıl alım garantisi var. Böylece sizlere bir kolaylığı da yasal olarak gösterdik." şeklinde konuştu.

"Bor ile suyu karıştır, elektrik üret"

Enerjiyle ilgili ikinci bir icattan daha bahseden Güler, bu sistemin de ilkini tamamlayıcı özellikte olduğunu kaydetti. Güler, bir Bor bileşiği ile suyun karıştırılmasıyla açığa çıkan Hidrojen'den de elektrik üretildiğini belirterek şunları söyledi:

"Dalga olmadığı zaman isterseniz Sodyum Bor Hidrür (Bor kaynaklarından ürettiğimiz bir birleşik) var. Bunu da suya attığımız zaman çıkan hidrojen gazıyla elektrik üretiyoruz. Denizden 100 metre açıktaki 43 metre derinlikte elektrik üreten sistemimizi kurduk. Bunun yanında bir karavanımız da var. Karavanda yakıt pili bulunuyor. Elinizde bir sürahi su olduğu zaman yanınızda Sodyum Bor Hidrür getirseniz Hidrojen'den de elektrik üretmeniz mümkün. Bu da ikinci uygulamamız. Ürettiğimiz elektrikle karavanın elektrik ihtiyacını gideriyoruz. Bunu evde de yapmak mümkün."

(CİHAN)